DOLHANLAR Web sitesine hoşgeldiniz...

Dolhanlar

  Dolhanlar Hakkında
    Dolhanlara Ulaşım
    Şiirlerimiz
    İnsanlarımızı Tanıyalım
    Gurbetçilerimiz
    Şehitlerimiz & Gazilerimiz
    Aramızdan Ayrılanlar
    Hikayeler/Fıkralar
    Dosyalar
    Makaleler
    SOHBET Odası
    Linkler
    Yönetimlerimiz
    Muhtar Yönetimi
    Dernek Yönetimi
    Site Yönetimi

Reklam


Resim Galerisi'nden


Nağmeler


İstatistik

 
Toplam Üye : 337
Ziyaretçi : 19284
Bugün : 21
Dün : 118
Bu Ay : 21
En Son Üye : hatice akyüz
Son 10 Online Üyeler
aLi ÇeTiN
01.08.2010 - 00:01
MERSE
01.08.2010 - 00:03
alper
31.07.2010 - 20:34
mevlut
31.07.2010 - 09:15
memet guven
31.07.2010 - 14:02
hatice akyüz
30.07.2010 - 11:07
hasanhakyemez
30.07.2010 - 13:44
celtek001
29.07.2010 - 11:23
aranankan42
29.07.2010 - 02:43
bünyamin
29.07.2010 - 01:40

Dolhanlar Hakkında

 
 

DOLHANLAR’IN TARİHİ:

 

TARİHÇE: Dolhanlar Köyünün kuruluşu; Doğu Roma İmparatorluğu'nun Anadolu'ya hâkimiyetiyle başlamaktadır. Şimdiki köyün hemen bitişiğindeki Tuzla ve Kapan mevkileri Bizans köyleri harabeleriyle doludur.1953 yılında rastlantı olarak 30 cm. boyunda bronz heykel ile çok miktarda Bizans, üzerinde Kostantaniye yazılı para bulunmuştur. Yine aynı harabede, topraktan pişirilmiş seramik kaplar ve heykeller bulunmuştur. Köyün 2 km. kuzeyindeki kayalıklarda "ETİ" kabartmaları Eti uygarlığına rastlanmaktadır. El sürülmemiş taşlarda anıtlar vardır.

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki: köyün çok eski bir tarihi, milattan önce ve sonrası medeniyetlere sahne olmuş bir yerleşim bölgesidir. 

Türk boylarının Anadolu ya yerleşmesi de 1071 Malazgirt savaşı ile Anadolu'yu terk eden Bizanslılar evlerini köylerini ateşe verip orayı terk edip kaçmışlardır. Anadolu'ya akın eden Türkler Toros Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki Göksu vadisinde birçok köy kurmuşlardır. Bu köylerden biride Dolhanlar köyüdür.

 

DOLHANLAR ADINI NERDEN ALMIŞTIR: Toros dağlarını geçit vermez yamaçlarından çağlayarak akan GÖKSU, büyük ve derin vadiler oluşturmuştur. Bu derin vadilerin arasında, Akdeniz ve Orta Anadolu ticaret yolu üzerinde bulunduğundan, bu ticaret yollarının güvenliğini sağlamak için, Hanlara-Kervansaraylara, kemer köprülere ihtiyaç olmuştur. Akseki, Aladağ, Mut, Ermenek gibi yerleşim bölgelerine giden tüccar ve yolcuların kolayca konaklamaları için bu vadinin içine büyükçe bir Hanlar yapımı gerçekleştirilmiştir. Bu han ki: zamanımıza kadar varlığını sürdürüp ta ki 1957 yılındaki büyük bir yangınla tarihe gömülüp gitmiştir. Han; vadinin suya yakın bir yerinde bir rampa üzerine kurulmuş, merdiven basamağı şeklinde inşa edilmiştir. Birinci basamak Develer için, ikici basamak diğer büyükbaş hayvanlar için üçüncü basamak ise küçük hayvanlar için dördüncü basamak da yüz kişiyi barındıracak bir kapasitede insanlar için yapılmıştır. Bu hanın büyüklüğünü şöyle tanımlarız: 1957 Aralık ayına kadar bu hanın içinde 28 aile bütün varlıklarıyla yaşamış, daha birçok yerleri de boş idi. Ne yazık ki: büyük yangında 15 gün süre ile karlar altında dahi yanarak kül olmuştur. Hanın içinde büyük ve küçükbaş olmak üzere 200 ü aşkın hayvanda yanmıştır.

Açıkladığımız bu HANLAR; gelen-giden yolculara "Hanlar boş mu dolumu" sorduklarında "dolu hanlar" diye cevap verirlermiş. O günlere kadar bir kaç kişi halinde ki yerleşim yerinin adı "DOLUHANLAR" olarak kalmış daha sonraları halk dilinde "DOLHANLAR" olarak söylene gelmiştir.

Akdeniz ve Orta Anadolu ticaret yolu üzerindeki en önemli geçitte bu han inşa edilmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda yeni ülkeler fethedilince belirli aralıklarla bölgeden fethedilen topraklara aileler gönderilmiştir.

 

COĞRAFİ DURUM: Arazi genellikle dağlık-kayalık olmasına rağmen tüm dağlar ormanlıklarla kaplıdır. Tarım alanı çok dardır. Halkın büyük bir kısmı geçimlerini, başka illerde çalışarak sürdürürler. Tarımın her kolu, kısır-verimsiz bir şekilde yapılmaktadır. Göksu vadisinde; bağlık-bahçelik yerlere rastlanır.

İKLİMİ: Toros dağları içerisinde olduğundan, yükseklere çok kar yağar. Fakat Göksu vadisinin çevresinde iklim biraz daha yumuşaktır. Alçak kısımlara kar çok az düşer. Akdenizin uzak iklimini yansıtır.

 

ORMANLAR: Köyün çoğu yeri ormanlarla kaplıdır.( Köknar, Ardıç, Katran, Ladin.) Köyde yaşayan insanlar bu doğa hazinesini, muhtarlıklar ile korumaya çalışmaktadır. Yinede bir kısım ormanlar komşu köylerin ve bilinçsiz köy ahalisinin kıyımları sonucu tahrip edilmektedir.

1920 yıllarda köy eşrafından Hatip Hoca,Efe Mehmet,Kör Mevlüt adlarındaki kişiler,bütün ormanları korumakla kalmamışlar,yeni bir orman alanı meydana getirerek  bu ormanlara bahçelerine bakarcasına yıllarca bakmışlar,şimdiki halde metrekarede iki üç ağaç yetiştirip,ormanı içinden geçilmez ve 70-80 yaşlarında göklere yükselen örnek olabilecek orman yetiştirmişlerdir. Bu ölümsüz insanlar birer birer yaşama veda ettikten sonra (en son Hatıp Hoca 1971 yılında) orman; ne yazık ki hunharca yok edilmeye terk edilmiştir.(Atalanı denilen mevki)

Dolhanlar köyü ve Dedemli kasabası sınırları içinde faal halde bulunan bir maden yoktur. Fakat DEMİR ve KURŞUN madenleri mevcuttur. Geriş mevkiinde ki kurşun madeni kuyularının yüzyıl önce açılmış ve çalıştırılmış olduğunu maden ocakları belirlemektedir. Şimdi ise doğanın verdiği şekilde yatmaktadır.

 

ÖRF-ADET VE GELENEKLER: Foklorde köy çeşitli geleneklere sahiptir. Başlıca gelenekler: Teke katımı,Teke oyunu, Düğünler, Sünnetler, Kütük atma,Yayla göçümü, Bağ bozumu, Gelin oynatma,Gelin okşama gibi bir çok yöre adetleri vardır. Bol miktarda folklor örneklerine rastlanır.

Gelin okşamadan bir örnek:

 

Çattılar kazan taşını,

Çağırın kız kardeşini,

Kız gelin kınan kutlu olsun,

Vardığın yer mutlu olsun.

 

Ardıç arasında kuru budaklar,

Aşı kirazına döndü dudaklar,

Kız, gelin oldu verin adaklar,

Kız gelin ursan mutlu olsun,

Vardığın yer kademli-kutlu olsun.

 

Gibi yüzlerce tekerlemelere rastlanır. Düğünler; yöre çalgıcısı denilen köçekler ve ensturman çalıcılar tarafından şenlendirilir, oyunlar, ağıtlar ve tekerlemelerle meydan ateşi yakılıp tüfekler atılarak biter.

Köy; zengin bir vadide olmasına rağmen Mayıs ayı gelince Torosların yüksek yerlerinde kurulmuş olan yaylalara göçerler. Yayla göçümünde, eşyalar eşeklere yüklenip yola koyulunca köy delikanlıları tüfekler atarak genç kızlara şaka yaparlar, çocuklar eşeklere yükletilir. Her kadın eline (bir kova gibi) topraktan yapılmış çömleklere bulgur denilen "gölle" türü bakliyatın karışımından pişirilen ve tuzlanan GÖLLELERİ her gördüklerine avuç avuç dağıtırlar. Dağıtmayanların keçileri uyuz olur. Genç erkekler yol üzerinde barikatlar kurarak türküler söylerler. Yayla yakınlarına varınca bu türkü ve barikat kurma işlemlerini genç kızlar üstlenir. Daha yüzlerce senelik şamata ile engin vadilerden yüce tepelere dolaşılır gidilir.   

Dolhanlar Köyü, Konya İli, Hadim İlçesi'ne bağlı bir köy iken, 2004 yılında yapılan bir referandum ile Dedemli Kasabası'nın bir mahallesi haline gelmiştir.

Köyün tamamı Oğuz boylarından sarıkeçili Yörüklerindendir. Tarsus-İçel, Alanya-Antalya'da akrabaları bulunmaktadır.

 

Bağışlarınız İçin

TC ZİRAAT BANKASI
KONYA ŞUBESİ
 
ŞUBE KODU: 168
HESAP NO: 54052651
EK NO: 5001
İBAN NO: TR120001000168540526515001

Kullanıcı Girişi

Kullanıcı Adı
Şifre
  Siteye ÜYE OL
  Şifremi Unuttum

Reklam


Anket

2011 DOLHANLAR 3. BULUŞMA GÜNÜ HANGİ TARİHTE YAPILSIN?
9-10 TEMMUZ
16-17 TEMMUZ
23-24 TEMMUZ
30-31 TEMMUZ
KARARSIZ
DİĞER (MESAJ ATINIZ)

Anket

2011\'DE 3. BULUŞMA GÜNÜ\'NÜN YAPILMASI İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ NEDİR?
YAPILSIN
YAPILMASIN
KARARSIZ
DİĞER (MESAJ ATINIZ)

Makaleler

  • BERAT KANDİLİ

  •  
    - HABİP EVİN -
  • ANA BABANIN 80 HAKKI.

  •  
    - HABİB EVİN -
  • SILA-İ RAHİM

  •  
    - HABİB EVİN -

    Hikayeler / Fıkralar

  • üstün zeka

  •  
    - veysel demiray -
  • iki büklüm bastona mahküm

  •  
    - veysel demiray -
  • TEMEL ve DURSUN

  •  
    - SELİM KILINÇ -

    Sohbet Odası

    Sohbet odası şu anda boş...  
    Copyright © 2009 Dolhanlar